GEÇMİŞTEN BUGÜNE UZANAN BİR HAFIZA YOLCULUĞU

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
GEÇMİŞTEN BUGÜNE UZANAN BİR HAFIZA YOLCULUĞU
Abone ol
EĞİTİMCİ-yazar Süreyya Doğan’ın kaleme aldığı ‘Kırık Zamanlar’, Anadolu’nun değişen yüzünü, öğretmenlik yıllarını, çocukluk hatıralarını ve pandemi döneminin izlerini bir araya getiriyor. Umay Yayınevi etiketiyle yayımlanan 172 sayfalık eser, okuru geçmişle bugün arasında duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.

Edebiyat dünyasında kişisel hafızayı toplumsal değişimle buluşturan eserler dikkat çekmeye devam ediyor. Eğitimci-yazar Süreyya Doğan’ın ‘Kırık Zamanlar’ adlı kitabı da geçmişe, insan ilişkilerine ve değişen zamana tanıklık eden anlatısıyla bu eserler arasında yerini aldı. Umay Yayınevi tarafından yayımlanan 172 sayfalık kitapta Doğan, kendi yaşamından izleri okurla paylaşırken yalnızca kişisel bir hikâye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı dönemlerin Anadolu insanına, eğitim hayatına ve toplumsal ilişkilere yansımasını da ele alıyor.

IĞDIR’DA BAŞLAYAN ÖĞRETMENLİK YOLCULUĞU

Kitabın dikkat çeken bölümlerinden birini, yazarın Iğdır’ın bir köy okulunda başlayan öğretmenlik yılları oluşturuyor. Yoklukların ve imkânsızlıkların gölgesinde sürdürülen eğitim mücadelesi, köy okullarındaki öğretmen ve öğrencilerin yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Isınmayan sınıflar, zor şartlar ve buna rağmen geleceğe umutla bakan çocuklar, kitabın en güçlü hafıza durakları arasında yer alıyor. Doğan, öğretmenliği yalnızca bir meslek olarak değil, öğrencilerin hayatına dokunan uzun soluklu bir sorumluluk olarak ele alıyor.

KAYSERİ SOKAKLARINDAN İNSAN MANZARALARI

‘Kırık Zamanlar’ın bir diğer önemli durağı ise Kayseri oluyor. Yazar, Kayseri’de geçirdiği yıllar üzerinden kentin sokaklarını, insanlarını ve günlük yaşamını anlatırken, bir dönemin komşuluk ilişkilerini ve mahalle kültürünü de kayıt altına alıyor. Kitapta karşılaşılan farklı karakterler, geçmişteki sosyal yaşamın samimiyetini ve insanların birbirleriyle kurduğu güçlü bağları yeniden hatırlatıyor.

PANDEMİ DÖNEMİNİN EĞİTİMDE BIRAKTIĞI İZ

Doğan’ın kitabında yakın tarihin en önemli kırılma noktalarından biri olan pandemi süreci de önemli bir yer tutuyor. Uzaktan eğitim döneminin çocuklar, öğretmenler ve aileler üzerindeki etkileri ele alınırken, ekran karşısında sürdürülen eğitim ile sınıfta yüz yüze gerçekleştirilen eğitimin farklarına dikkat çekiliyor. Pandemiyle birlikte insanların yaşadığı yalnızlık ve sosyal kopuş da yazarın kişisel gözlemleri üzerinden aktarılıyor.

ÇOCUKLUK YILLARINA UZANAN DUYGUSAL YOLCULUK

‘Kırık Zamanlar’da çocukluk anıları da önemli bir yer tutuyor. Sobalı köy odaları, aile büyükleri, geçmişin sade yaşamı ve çocukluk döneminin küçük mutlulukları, kitabın duygusal yönünü güçlendiriyor. Süreyya Doğan, yıllar geçtikçe değeri daha iyi anlaşılan çocukluk hatıralarını yeniden gündeme getirerek okuyucuyu kendi geçmişiyle baş başa bırakıyor.

GEÇMİŞE YAZILMIŞ BİR VEFA MEKTUBU

‘Kırık Zamanlar’, yalnızca bir öğretmenin yaşamından kesitler sunan bir anı kitabı olmanın ötesinde, Anadolu’ya, insanlara, çocukluk yıllarına ve geçmişte kalan değerlere yönelik bir vefa anlatısı olarak öne çıkıyor. Süreyya Doğan’ın kişisel hafızasından süzülen anılar, değişen zamanın insan hayatında bıraktığı izlerle buluşurken, kitap okuyucuya kendi çocukluğunu, okul yıllarını ve geride bıraktığı insanları yeniden hatırlama fırsatı sunuyor. ‘Kırık Zamanlar’, geçmişin sessiz tanıklıklarını bugünün okuruyla buluşturan, öğretmenlikten çocukluğa, Anadolu’dan pandemi yıllarına uzanan samimi bir hafıza yolculuğu olarak dikkat çekiyor.

 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
LİPÖDEM YALNIZCA ESTETİK BİR SORUN DEĞİLÖnceki Haber

LİPÖDEM YALNIZCA ESTETİK BİR SORUN DEĞİL

Yorum Yazın