İstanbul
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Ali YAĞIŞAN

Ali YAĞIŞAN

Mail: aliyagisan23@gmail.com

KAFKAS ARISI İÇİN ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR

Merhaba sevgili okurlarım… Bundan böyle sonpostagazetesi.com’da bu köşeden sizlere sesleneceğim. İlk yazımda sizlerle yalnızca mesleğimi değil, hayatımın önemli bir parçası haline gelen arıcılık serüvenimi ve bugün hepimizi ilgilendiren büyük bir tehlikeyi paylaşmak istiyorum. 1973 yılında Kars’ın Susuz ilçesinde doğdum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi Susuz’da tamamladım. Ortaokul ve lise yıllarımda Susuz Kazım Karabekir Öğretmen Lisesi’nde okudum. 1995 yılında Erzincan Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olarak öğretmenlik görevime başladım.

Görevimin üçüncü yılında arıcılıkla tanıştım. İlk zamanlarda arılar benim için yalnızca bir uğraştı. Ancak zaman geçtikçe onların dünyasını tanımaya, davranışlarını anlamaya ve onlardan öğrenmeye başladım. Arılar da öğrenciler gibiydi; değişime, gelişime ve öğrenmeye cevap veriyorlardı. Her geçen yıl onları daha çok sevdim. Yıllar boyunca arılardan çok şey öğrendim. Benim arıcılığımda arıya sürekli müdahale etmek yoktur. Arının dünyasına, doğasına ve düzenine saygı duymak; ona uyum sağlamak esastır. Çeyrek yüzyılı aşan arıcılık serüvenimde tabiatı, iklimi ve doğadaki değişimleri yakından gözlemleme fırsatı buldum.

Arıcılığımı kısaca şöyle anlatabilirim… Kars platosunda arıcılık yapıyorum. Kış ve bahar aylarında Iğdır’da, yaz aylarında ise Kars’ın 1450, 1600, 1750 ve 2400 rakımlı bölgelerinde arılarımı çiçekten çiçeğe göç ettirerek çalışıyorum. Benim için temel ilke şudur. Arılar ile çiçeklerin arasına asla girilmez. Tabiatta ne varsa arı onu bulur, toplar ve bize getirir. Bizim görevimiz ise bu mükemmel düzeni bozmak değil, ona uyum sağlamaktır. Ancak son yıllarda bu doğal düzen ciddi bir tehdit altında.

2022 yılından itibaren Kafkas arısıyla ilgili son derece olumsuz gelişmeler gözlemlemeye başladık. Arılar her geçen yıl azalmaya, hastalıklar ve farklı türde sorunlar artmaya başladı. Bunun nedenlerini araştırdığımızda ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu gördük.bGürcistan merkezli olduğu değerlendirilen bir arı akarının insan eliyle farklı bölgelere yayıldığını gözlemledik. Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, İran ve Türkiye’de hızlı bir yayılım söz konusu. Eskiden bildiğimiz bazı akar türleri gözle görülebilir şekilde arıların üzerinde bulunabiliyordu. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorun ise çok daha farklı. Bu akarların arıların günlük larvaları üzerinde, gözle fark edilmesi son derece güç biçimde bulunduğunu ve bir petek gözünde çok sayıda akarın ortaya çıkabildiğini gözlemliyoruz. Bu durum arıların gelecek nesillerini ciddi biçimde tehdit ediyor.

Biz bu tehlikeyi dile getirdik. İl tarım müdürlükleri, özellikle Ardahan, Artvin ve Rize’de tarım teşkilatlarıyla birlikte çeşitli alanlarda çalışmalar ve taramalar başlattı. Arıcıların yaşadığı sorunlar tespit edilmeye çalışıldı. 2026 yılına geldiğimizde artık bu konuda daha somut veriler ortaya çıkmaya başladı. Fakat en önemli sorun hala ortada… Bu akar ile mücadelede arıcıların elinde yeterli ve etkili bir çözüm bulunmuyor. Arıcılar bu anlamda çaresiz. Ümit ediyoruz ki kısa sürede gerekli bilimsel çalışmalar hızlandırılır, etkili mücadele yöntemleri geliştirilir ve gerekli ilaçlar arıcıların kullanımına sunulur. Çünkü mesele yalnızca arıcının meselesi değildir.

Asıl sormamız gereken soru budur. Arılar yalnızca bal üreten canlılar değildir. Onlar tabiatın döngüsünün en önemli parçalarından biridir. Arıların yok olması, yalnızca kovanların boşalması anlamına gelmez. Arıların azalması ve yok olması; bitkilerin tozlaşmasının sekteye uğraması, bitki örtüsünün zarar görmesi ve bunun beraberinde birçok hayvan türünün yaşam alanlarının etkilenmesi anlamına gelir. Doğadaki o hassas denge bozulduğunda bunun sonucunu yalnızca arıcı değil, hepimiz yaşarız. Bugün Kafkas arısının karşı karşıya olduğu tehlike yarın bütün ekosistemin sorunu olabilir. O nedenle soruyorum… Bu ince ayarı kim bozuyor? Doğanın milyonlarca yılda kurduğu bu hassas düzeni kim, nasıl ve neden bozuyor? Bunun cevabını bulmak zorundayız. Çünkü bizim sorunumuz sadece arıcının sorunu değildir. Bizim sorunumuz insanlığın sorunudur. Sevgi ve saygılarımla…

Ali YAĞIŞAN

Ali Hoca Bal

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar